Kundak | Konular | Kitaplar

SÜNNETE GÖRE ÇOCUK OYUNU

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) «Çocuğu olan onunla çocuklaşsın» buyurarak bütün babalara çocuklarını bizzat eğlendirmelerini emreder. Rivâyetler, Hz. Peygamberin, Ashâb'a karışa râic onlarla şakalaşıp latifeler yaptığı gibi, onların çocuklarıyla da oynadığını tasrih etmek tedir. Kendi terbiyesinde bulunan torunlar: Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ile Hizmetine bakan Hz. Enes gibi yakınlarını, çocuklarla oynamak üzere sokağa salarak başka çocuklarla oynamaya teşvik ettiği gibi, yolda oynar rastladığı çocuklara da selâm vererek iltifatta bulunmuş, torunu Hz. Hasan'ı sokakta çocuklarla oynar gördüğü halde mâni olmamıştır.
Hz. Peygamberle evlendiği zaman,«oyuncakları beraberinde, dokuz yaşlarında bir kız» olan ve hatta düğün hazırlıklarına başlandığı vakit, iki hurma ağacı arasına kurulmuş bulunan salıncakta oynamakta iken annesi tarafından alınıp götürülen Hz. Âişe, mükerrer rivâyetlerde Resûlüllâhın, bebekleriyle oynamasına müsaade ettiğini belirtir: «Ben Resûlullâhın (s.a.v.) yanında bebeklerimle oynar dım. Benimle oynayan arkadaşlarım da vardı. Resûlullah içeri girince onlar kaçarlar, fa kat o, yeniden onları bana getirirdi, tekrar benimle oynarlardı» der.

Oyunla ilgili rivâyetler incelenince sünnette oyunların üç grupta mütâlaa edildiği anlaşılmaktadır.
1. Gayeli oyunlar! Bu grupta oyunlar hayata hazırlayıcı mâhiyettedir. Bunlara, gerek çocuklar ve gerekse büyükler teşvik edilmiştir. Erkekler için atış, yüzme, ata binme, kız lar için bebeklerle ve ev işleriyle ilgili oyunlar gibi.
2. Oyalayıcı oyunlar: Bunlar çocukların hoş vakit geçirmelerine yardımcı olan oyunlardır. Yasaklanmış cinsten olmamak şartıyla meşgul edip eğlendirici her çeşit oyun burada mütâlaa edilebilir. Şüphesiz bunlar da çocuklar için çeşitli yönlerden faydalıdır.
3. Zararlı oyunlar: Bunlar dinen yasaklan mış olan kumar, tetayyur (uğursuzluk çıkar ma), bahisli müsâbakalar gibi oyunlardır. Bu tür oyunlardan çocukların korunması gerekir.